EMEP - Emeğin Partisi
Genel Başkan: Levent TÜZEL
TOPLUM SINIFLARA BÖLÜNMÜŞTÜR
İnsan toplumu, tarihin çok eski çağlarından bu yana, birbirinden farklı ve birbirine karşı mücadele eden sınıflara bölünmüştür.
Bütün maddi değerlerin üreticisi olan sınıflarla emek harcamadıkları halde emeğin yarattığı toplumsal artı ürüne el koyanlar arasındaki bu bölünme, aynı zamanda, sınıflar arasında sürekli bir mücadeleyi de doğurmuştur.
Sınıflar arasındaki mücadele, savaşlara, baskı ve zulme, ayaklanmalara ve isyanlara neden olmuş, insan soyuna acı ve ıstırap getirmiştir. Ama sınıf mücadelesi, aynı zamanda, ezilen ve sömürülen sınıfların devrimlerini de yaratmış, tarihi ilerletmiş, insanlığın yükselmesinin ve dünyanın her adımda yeniden yaratılmasının lokomotifi olmuştur.
Sınıflar arasındaki mücadele, kapitalizm çağında yeni bir içerik kazanmıştır.
Kapitalizm, tarihte ilk kez, insan toplumunu, üretim araçlarının özel mülkiyetine sahip olanlarla, kullandıkları üretim araçlarının sahibi olmayan ve emek güçlerini satarak yaşayan sınıflara bölmüştür. Kapitalizm, yalnızca üretim araçları üzerinde özel mülk sahibi olan kapitalist sınıfları değil, aynı zamanda, mülksüzleştirilmiş işçi yığınlarını da yaratmıştır. Böylece, sermaye sahipleri ile işçiler arasında, toplumsal hayatın diğer bütün ilişkilerini de belirleyen bir mücadele başlamıştır.
Çağımızda, emek ve sermaye arasındaki uzlaşmaz karşıtlık, ekonomik, siyasal, ideolojik bütün alanlarda sürmektedir.
Geleceğin, insanın insanı sömürmediği sınıfsız ve özgür toplumu, bu mücadelenin işçi sınıfı tarafından kazanılmasıyla doğacaktır
Kadının Üzerindeki Şiddetin Kaynağı Burjuva Kapitalist Toplumdur
Dünya Emekçi kadınlar gününde gösterici kadınlar üzerindeki polis terörü AB’ ci burjuvazinin “canını sıktı”. Olanları medya ve Başbakan provokasyon olarak niteliyor. Tam bir suçüstü hali. Kadınlarımız en değerli varlığımızdır, onlar korunmalıdır, şiddet son bulmalıdır deyip, uluslar arası sözleşmeler imzalayanlar hak arayan kadınların üzerine vahşice saldırıyı birkaç kendini bilmez polisin işi olarak açıklamaya çalışıyorlar.
Sömürücü kapitalistler emekçi kadınların sömürü ve baskılara karşı mücadelesinin bir eseri olan günü ellerinden alıp, içini boşaltarak cinsiyetçi bir kadın gününe dönüştürürken ve tüketici reklamlarıyla bir kez daha aşağılarken kadın üzerindeki şiddetin ve ayırımcılığın toplumsal ve sınıfsal köklerini gizlemeye çalışıyor.Ancak bu nafile bir uğraştır. Dünyada ve Türkiye’de ezilen, aşağılanan, sömürülen, yoksul kadınları yaratan emperyalist kapitalist düzendir.