CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
Genel Başkan: Deniz BAYKAL
Hoşgörü ve Barış
CHP, uzlaşma ve dayanışmanın, hoşgörü ve barışın, eşitlik ve özgürlüğün partisidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin amacı, kendi içinde ve demokrasi üzerinde uzlaşabilmiş, adaletli ve barışçı bir toplum oluşturmaktır. Partimizin programı, toplumsal barış programıdır. Bu Program, Türkiye’nin tarihsel sürekliliği ile değişim özlemini, gelenek ile yenileşme arayışını, geçmiş ile geleceği bütünleştirip yansıtmaktadır.
CHP’nin “Cumhuriyetçilik” ilkesi, demokrasi bağlamındaki bir büyük uzlaşmayı da içermektedir. Cumhuriyetin temelindeki anlayış, bu beraberliği oluşturan tüm insanların eşitliği ve bütünlüğü anlayışıdır. CHP, ulusun egemenliğini, bağımsızlığını, cumhuriyetçiliğin temel kuralı olarak benimser ve savunur. Bu anlayış gerçek bir barışın temel zeminidir.
CHP programının “etnik duyarlılıklara demokratik çözüm” ilkesi, ülkemizde kültürel çoğulculuğa ve iç barışa açılan penceredir.
Cumhuriyet Halk Partisi, tüm topluma refah götürmeyi amaçlarken, özgürlük ve eşitlik ideallerinin bütünlüğünde, sosyal demokrat anlayışların zemininde, geleceğin bölgesel gelişmişlik farklılıklarını gidermiş, barışçı, üretken Türkiye’sini yeniden kuracaktır.
CHP, kuracağı çağdaş eğitim düzeninde, barışı, hoşgörüyü ve toplumsal dayanışmayı geliştirmeyi; çağdaş uygarlığı, evrensel değerleri kucaklamayı amaçlamaktadır.
Şiddet ögesini sürekli işleyerek insanın barış ve sevgi duygularını körleştiren, insanlık onuru ve temel değerlerini yozlaştıran yayınların, iletişim kurumları arası özdenetim mekanizmasıyla önlenmesi hedeflenecektir.
İç barışın temel taşlarından biri laikliktir. Laiklik, toplumdaki farklı inançların barış içinde birlikte yaşama yöntemidir. Laikliğin temel özelliği, toplumun bütünlüğüne katkı yapmasıdır; barışı ve karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü kurumsallaştırmasıdır.
Çağımızda bir ulusun barış içinde yaşayabilmesi dünya barışından soyutlanamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, dış dünyada ve çevremizde oluşmakta olan gelişmeler karşısında, ulusal güvenliği geliştirici adımlardan ödün vermeksizin, Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” anlayışına dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla sahip çıkmaktadır.
Önce Emek
Türkiye’de emeğin büyük kısmı, toplumun en fazla sömürülen, demokratik hakları en fazla engellenen kesimidir. Cumhuriyet Halk Partisi, öncelikle emeğin tarafı, emeğin kitle partisidir. CHP’de emekçilerin talepleri öncelik taşımaktadır.
Sosyal demokrasinin ve sol bir parti olarak CHP’nin tercihi, toplumun tümüne esenlik getirmek, büyük kitlelerin, geniş tanımıyla emek kesimlerinin yararını savunmaktır; öncelikle onların temsilcisi olabilmektir.
Teknolojinin gelişimi ve yeni toplumsal ayrışma ölçütlerinin oluşumu, çağımızda emeğe yeni bir boyut getirmiştir. Çalışanlar, klasik tanımındaki kol ve kafa emekçilerinin yanı sıra, sanatçılardan iş yöneticilerine, serbest meslek sahiplerinden doğrudan üretici çiftçilere, zanaatkâr ve esnafa kadar geniş bir kesimi kapsamaktadır.
Emek, el ve düşün emeği ayrımı gözetilmeksizin, niteliğine ve üretkenliğine göre, toplum ve insanlık için yararlılığına göre, güçlülüğüne veya tehlikelerine göre, maddi ve manevi karşılığını almalıdır. Emeğin bu ölçütlere göre bulacağı karşılık toplumda denge ve eşitlik sağlanmasına katkı getirmelidir.
Sosyal demokrasi, emek ile sermaye arasında taraflardan birini karşısına alarak ona haksızlık yapan, adaletsiz davranan bir karşıtlığın ifadesi değildir; kendi işlevini toplumun sadece bir kesitini gözetmekle sınırlı tutan bir siyaset değildir. Sosyal demokrasi ve CHP, temel tercih olarak, açık ve net olarak, sermaye yönlü sağ partilerden farklı olarak, emeğin tarafıdır.